edebiyat |
roman |
ISBN: 978-975-570-451-7 | 94 sayfa
| Özgün Dili : Fransızca
Basım Tarihi : Mart 2010 | Etiket Fiyatı 9,00 TL
Gustave Flaubert yazmaya
başladığında henüz sekiz yaşındaydı. Madam Bovary fırtınası
tüm dünyayı sarmadan çok önce, ilk kaleme aldığı roman Bir Delinin
Anıları olmuştu. Otobiyografik öğeler taşıyan roman, yazarın iç dünyasına da ayna tutar
nitelikte.
Flaubert’in 1838’de
yazdığı Bir Delinin Anıları, yazarın kendisinin de dahil
olduğu burjuva dünyasına eleştirel bir bakış olarak da okunabilir. Geçmiş ile şimdiki zaman arasında
gidiş-gelişler tekniğiyle kaleme alınmış olan roman, imkânsız bir aşkın öyküsü.
Yalnızlığı
bir yaşam biçimi olarak seçen, hatta bunu bir ibadet gibi yaşayan kahramanımız, seçtiği bu yaşam
biçiminin olumlu olumsuz bütün yanlarını tüm keskinliğiyle hisseder. Gençliğin heyecanı ve
sorgulayan zihniyle hem kendini hem dünyayı hem de aşkı anlamaya çalışan bu karakter, on dokuzuncu
yüzyıldan yirmi birinci yüzyıla uzanan bir aynadır da aslında…
Bir Delinin Anıları, Türkçeye ilk kez kazandırılan değerli bir
klasik.
(12 Aralık 1821-8 Mayıs 1880) Edebiyatta gerçekçilik akımını
başlatan Fransız yazar. Fransa Rouen’de doğdu. İlk yazı çalışması 1837’de yayınlandı.
Edebiyat dünyasından birçok kişiyle mektuplaştı. Bu mektuplar daha sonra büyük ün kazandı.
Flaubert’in gerçekçilik akımını başlatan kişi olarak gösterilmesinde, bu mektuplarda dile
getirdiği görüşleri etkili oldu. Yaşamının son yıllarındaki tüm zorluklara karşın, manevi oğlu Guy
de Maupassant’ın başarısı ve başını Emile Zola’nın çektiği natüralist grubun ona verdiği
değer, avuntusu oldu. Bugün dünya edebiyatının temel taşlarından biri olan Madame Bovary,
1856’da yayınlandığında, yazar ve yayıncı hakkında ahlaksızlığa teşvik suçundan dava açıldı.
“İnsan, bilinmedik bir el tarafından sonsuzluğun içine atılan kum tanesi, uçurumun kenarındaki bütün dallara tutunmak isteyen, erdeme, aşka, bencilliğe, hırsa bağlanan ve daha iyi tutunmak için bütün bunları erdem sayan, Tanrı’ya yapışan ve her zaman zayıflayan, elleri bırakan ve düşen, zayıf ayaklı, zavallı böcek…”
Ocak 2009'da Sel Yayıncılık Cinsel Kitaplar başlığıyla yeni bir dizi başlatarak bir çağrıda bulunmuştu. Kısa bir süre içerisinde 7 kitaba ulaşan Cinsel Kitaplar'ın üçü halen İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nde "müstehcen" olduğu gerekçesiyle yargılanıyor. Bu kovuşturmalar yayın faaliyetlerimizi aksatsa da yayınladığımız ve de yayına hazırladığımız kitapların edebi nitelikleri dizinin devam ettirilmesinin gereğine olan inancımızı artırdı.